Videodaki renklerin doğru ayrıştırılması ve gerçeğe en yakın haliyle görülebilmesi için çoğu durumda beyaz dengesi ayarı (kısaca; beyaz ayarı) yapmamız gerekir. Bunun için otomatik beyaz ayarını kullanmak her zaman iyi bir sonuç vermez. Fotoğrafta sorun olmasa da, video çekimi sırasında beyaz dengesi değişirse daha da kötü bir sonuç ortaya çıkacaktır. Bir diğer sorun da, bir arada kurgulanacak birçok görüntü arasında renk tutarlılığını sağlamak gerekliliğidir. Eğer bu tutarlılık olmazsa bilgisayarda renkleri eşleme işi de çok zaman alacaktır. Otomatik beyaz ayarı görüntüdeki birçok unsurdan ve ışık koşullarından etkilenerek çok kolayca yanılabilir. Bu yüzden kameranızdaki hazır ayarları ortama uygun olarak seçmeli ya da daha iyisi kendiniz beyaz ayarı yapmalısınız.

Renk, nesnelerin kendi üzerine düşen ışığı yansıtmasıyla meydana gelir. Bu yansıtma miktarı, nesneyi oluşturan materyal ile ilgili olarak farklılık gösterir. Buna göre her nesne üzerine düşen ışığın farklı dalga boylarını farklı oranda emer ve yansıtır. Böylelikle renkler oluşur. Nesnelerin üzerine düşen ışığın “renk ısısı” ise koşullara göre farklılık gösterir. Renk ısısı göreceli bir kavramdır ve ışığın renginin soğuk veya sıcak olarak yorumlanması için kullanılır.

Renk ısısı kavramı biraz kafa karıştırıcı olabilir. Kısaca anlatmak gerekirse fizikte “black body” olarak anılan ve tüm dalga boylarını emen ve en verimli şekilde yayan cisim ısıtılmaya başladığında yaydığı ışığın rengi, ısı arttıkça farklılaşıyor. Bu oluşan renkler ile o andaki ısının Kelvin cinsinden değeri, o rengin renk ısısı olarak kabul edilmiş ve standartlaşmış. Birim olarak Kelvin kullanılmasının sebebi, ifade açısından kolaylık sağlamak. (Kelvin – 273 = Celsius) Buna göre yaklaşık 1.000Kelvin ısıda kırmızıya yakın bir renk oluşurken, ısı arttıkça renklerdeki mavi oranı yükseliyor, 5.000Kelvin civarında günışığına yakın bir renk ortaya çıkarken, 10.000Kelvin’e kadar ısıtıldığında ise mavimsi bir gri renk elde ediliyor.

Yapay ışık kaynakları, ışığı oluşturma biçimi ve kullanılan malzemeye göre farklı renk ısısına sahip ışık üretirken, güneş ışığı ise atmosferik koşullara göre farklılık gösterir. Uygulamada karşımıza çıkan bazı ışık koşulları ve ortalama Kelvin değerlerini ifade eden bir tablo şu şekildedir.

1200 –  2000K  Mum ışığı, ateş, gaz lambası, bazı el fenerleri
2200 –  3000K  Tungsten ampul (ev tipi)
2800 –  3400K  Tungsten ampul (stüdyo tipi)
2000 –  4000K  Gündoğumu ve gün batımı
4000 –  5500K  Florasan lambalar
5000 –  6000K  Flaş ışığı
5000 –  6300K  Gün ışığı (açık hava – güneş tepede)
6300 –  8000K  Kapalı hava
8000 –  9000K  Gölge, çok kapalı hava
10000K+         Mavi gökyüzü, çok yüksek rakımlar, karlı ve kapalı havada gölge…

İnsan gözü renk ısısı farkını kolayca ve çok hızlı bir şekilde tolere edebilir, kameralarda bunu yapabilmek için ise ortamdaki renk ısısının belirlenmesi gerekir ki, renklerdeki kaymalar düzeltilebilsin.

Videoda kullanılan renk sistemi toplamsal renk sistemi de denen ve üç ana renge dayalı RGB sistemidir. (Bant genişliği sorunu nedeniyle, iletim ve işlemenin büyük kısmı çoğunlukla component video sinyali şeklindedir fakat bu ayrı bir konu, burada bahsedilen görüntünün ilk oluşturma aşamaları.) Toplamsal denmesinin nedeni tüm renklerin bu üç ana rengin belli oranlarda karışımından elde edilmesidir. Beyaz renk ise videoda maksimum parlaklık seviyesini ifade eder ve üç ana rengin eşit birleşiminden oluşur. Bu yüzden beyaz, renk ısısını belirlemek ve renkleri doğru oluşturabilmek için nötr bir yüzey sağlar. Beyaz ayarı için fotoğrafçılar genelde nötr gri yüzey kullanır, sonuç ise değişmez. Nötr gri, parlaklık seviyesi beyaza göre düşük fakat RGB değerleri birbirine eşittir. Gri yüzeyin kullanılma sebebi beyaza göre daha kolay pozlanabilmesidir. Çünkü fazla pozlanmış bir beyaz, o bölgede görüntü bilgisi olmaması anlamına gelir. Fakat nötr griyi her zaman bulamayabilirsiniz, ayrıca çıplak gözle de nötr olup olmadığını anlamak zor olabilir.

Özetle, çekim yapılacak sahneye yerleştirilmiş beyaz bir yüzeyden alınan görüntü, varsayılan değerler ile karşılaştırılır, böylece yüzey üzerine düşen ışığın “renk ısısı” belirlenir ve buna göre tüm renkler doğru bir şekilde oluşturulabilir.

Canon DSLR’lerde beyaz ayarı için otomatik seçeneği dışında, en çok karşılaşılan durumlar için hazırlanmış hazır ayarlar ve elle beyaz ayarı yapmaya imkan veren bir seçenek bulunur. Ayrıca (en alt modeller hariç) Kelvin değerini kendiniz belirleyerek beyaz ayarı yapabileceğiniz çok faydalı bir seçenek de mevcuttur.

Canon White Balance menüsündeki hazır ayarların (presets) Kelvin değerleri ile yukarıdaki tablodaki durumların Kelvin değeri birbirine yakındır.

Elle beyaz ayarı yapmak için izlemeniz gereken adımlar şunlardır;

– Çekim yapacağınız ortamda beyaz bir yüzeyin fotoğrafını çekin. Tabi bu beyaz yüzey üzerine düşen ışık, çekim yapacağınız ortamda hakim olan ışığı temsil edebilmelidir. Örneğin florasan lambalarla aydınlatılmış bir odada küçük bir tungsten masa lambasının altına bir beyaz kağıt yerleştirip, beyaz ayarını buna göre yaparsanız, odanın diğer yerleri tamamen mavi görünecektir. Yada beyaz ayarını yaptıktan sonra sahneye farklı renk ısısına sahip bir ışık kaynağı eklerseniz beyaz dengesi yine bozulacaktır. Bu arada mümkünse beyaz yüzeyin karenin tamamını kaplamasında fayda var. (Güncel video kameralarda ekran ortasındaki %20′lik bölümden ölçüm yapılıyor, fotoğraf makinelerinde ise daha geniş bir alandan ölçüm yapılıyor.)
– Makinenizin menüsünden Custom White Balance (ya da beyaz dengesi) seçeneğine girin ve çektiğiniz beyaz yüzeye ait fotoğrafı gösterin. Bu veriyi beyaz ayarı için kullanmak isteyip istemediğinize dair soruyu onaylayın.
– Makinenizin beyaz ayarını Custom White Balance (üstteki resimde kırmızı daire içindeki seçenek) konumuna getirin.

Bazı durumlarda en uygun beyaz ayarını yapmak mümkün olmayabilir. Örneğin, bir konser sahnesinde sürekli ışıklar değişiyorsa ve/veya hem tungsten hem HMI ışıklar birlikte kullanılıyorsa, ortalama bir Kelvin değeri seçebilir ya da hangi ışık tipi baskın ise o renge yakın bir değer seçebilirsiniz. Biraz da tercihinize kalmış. Başka bir örnek; tungsten aydınlatılmış bir sahne fakat 6000K’lik bir takip spotu altındaki bir sanatçıyı çekmek için uygun değer 6000K olabilir. Bir de ortamdaki ışık kaynağının geniş bir spektruma sahip olamaması gibi bir durum var. Mesela sarı (hatta turuncu) renge sahip sokak aydınlatma lambaları altında beyaz ayarı yapsanız da görüntüde ciddi bir sarı renk hakim olacaktır. Mum ışığı altında da tüm renklerin doğal ışık altındaki gibi görünmesini bekleyemezsiniz.

Tabi her zaman gerçeğe en yakın görüntüyü elde etmek istemeyebilirsiniz. Fakat ana materyali gerçeğe en yakın haliyle elde edip sonraki tüm düzenlemeleri bilgisayarda yapmak en güvenli yoldur. Yine de olduğundan daha “sıcak” ya da daha “soğuk” görünen bir görüntü istiyorsanız beyaz ayarını yaparken makineyi yanıltabilirsiniz. Bunun için tam beyaz yerine hafif mavi bir yüzey (daha sıcak renkler için), ya da hafif sarı bir yüzeyden (daha soğuk renkler için) beyaz ayarı yapabilirsiniz. Mavimsi yüzeyi gören kamera ortamdaki ışığın yüksek Kelvin değerinde olduğunu düşünecek, aynı şekilde hafif sarı yüzeyde de ışığın düşük Kelvin değerinde olduğunu düşünerek, renkleri olması gerekenden daha sıcak ya da daha soğuk olacak şekilde oluşturacaktır. Bunun gibi bir etkiyi beyaz ayarı yapmadan hazır ayarları kullanarak da yapabilirsiniz. Daha sıcak renkler için ortamdakinden daha yüksek Kelvin değerine sahip seçenekleri, daha soğuk renkler için de tersi seçenekleri tercih edebilirsiniz. Bu seçeneklerin Kelvin değerleri ile ortamdaki ışığın Kelvin değeri çok farklı olursa sıcaklık ya da soğukluktan ziyade baskın bir mavi ya da sarı renk efekti elde edebilirsiniz. Eğer makineniz, Kelvin değerini elle belirlemenize imkan veriyorsa görüntünüzün sıcak-soğuk dengesini hassas bir şekilde düzenleyebilirsiniz. Bu arada örneğin; gün batımında çekim yaparken 3000K yada otomatik beyaz ayarını seçerseniz nesneleri gün ışığındakine yakın doğrulukta görüntüleyebilirsiniz ama atmosferin güzelliği yok olup gidecektir. Bu yüzden bazı özel durumlarda en uygun Kelvin değerini sizin tercihiniz belirleyecektir.

Sonuç olarak, bazı dijital sinema kameralarında tıpkı fotoğraf makinelerinde olduğu gibi RAW (bkz. ARRIRAW, REDCODE RAW) çekim yapmak ve beyaz ayarını çekim sırasında tamamen göz ardı etmek mümkün. HDSLR ve diğer video kameralarla video çekerken ise beyaz dengesi ayarı göz önünde bulundurmanız gereken bir mesele.

 

Kaynak : http://www.ahmetkavi.com/hdslr_beyaz_ayari.html
http://sorj.net/